• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Kütahya 7° AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 06:01

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI

DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR

İtalyan peynirine Karadeniz‘den rakip çıktı

SAMSUN’un Bafra ilçesinde üretilen manda sütünün işlenmesi ve değerlendirilmesi için hazırlanan 450 bin liralık proje kabul edildi. Proje kapsamında kurulacak tesisle Türkiye’de ilk defa manda sütünden İtalyanların meşhur mozzarella peyniri üretilecek. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye’nin en fazla manda popülasyonu Samsun’daki Kızılırmak Deltası’nda yer alıyor. 2011 yılına kadar sayısı giderek düşen manda varlığı, sonraki dönemlerde desteklerin artırılmasıyla yeniden artışa geçti. Türkiye genelinde manda sayısı 200 bine ulaşırken, Samsun’da bu rakam 22 bini aştı. Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciliği Birliği’nin manda sütünün işlenmesi ve değerlendirilmesi için hazırlanan 450 bin TL’lik proje kabul edildi. Bakanlık destekli proje ile günlük 1 ton manda sütü işlenerek 250 kilogram mozzarella peyniri üretilecek. Türkiye’de daha önce inek sütünden üretilen mozzarella peyniri ilk defa orijinal ham maddesi olan manda sütünden üretilecek. 

‘TÜRKİYE’DE İLK OLACAK’

Manda sütünden mozzarella peyniri üreteceklerini anlatan Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciliği Birliği Başkanı İsmail Metin, “Birtakım yaptığımız projelerimiz var. Manda üreticiliğini daha kaliteli hale getirmeye çalışıyoruz. Sütün daha hijyenik olması için mobil sağım sistemleri kurduk. Son olarak yaptığımız projemiz ile ise mozzarella peyniri üretimi için proje oluşturduk. 450 bin TL’lik projemiz kabul edildi. Üretim tesisini kurmaya başlayacağız. Çalışmalarımız devam ediyor, imalathanemiz kurulmaya başlanacak. Kuracağımız tesis mandanın yoğun bulunduğu Doğanca Mahallesi’nde olacak. Burada İtalyan mozzarella peynirini üreteceğiz. Biz burada Anadolu mandası ile İtalyan peyniri yapacağız ve bu alanda bunu yapan ilk olacağız. Günlük 1 ton süt işlemeyi düşünüyoruz. İşlenen bu sütten 250 kilogram mozzarella peyniri elde edilecek” dedi. 

‘ORİJİNALİ MANDA SÜTÜNDEN’

Mozzarella peynirinin çok değerli olduğunu ve yoğun olarak pizza yapımında kullanıldığını dile getiren Metin, “Türkiye’de bu peyniri üreten bazı firmalar var ancak onlar inek sütünden üretiyorlar. Biz manda sütünden yapacağız. Bu peynirin orijinali de manda sütünden üretiliyor. Türkiye’de manda sütünden bu peyniri üreterek bir ilki başlatacağız. Projemiz bu yıl içinde onaylandı. Bu yılın sonundan itibaren de üretime geçmeyi planlıyoruz. Hedefimiz Avrupa pazarına açılmak, ancak önce iç pazarda kendimizi ispatlayıp daha sonra dış pazara açılacağız. Türkiye’ye çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

‘GÜNLÜK 7 TON SÜT ÜRETİLİYOR’Manda sütünden yapılan ürünlerin tüketiminin artırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini belirten Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciliği Birliği Başkanı İsmail Metin, “Manda birliğini 2008 yılında ilk defa biz kurduk. O yılda Türkiye genelinde 80 bin, Samsun’da ise 7 bin manda vardı. Daha sonraki yıllarda projelerle manda sayısında artışlar gerçekleşti. Son dönemde Samsun’da manda sayısı 22 bini geçmiş durumda. Türkiye genelinde ise 200 bini bulmuş durumda. Türkiye genelinde manda varlığı açısından ilk sırada Samsun bulunuyor. Samsun’da günlük 6-7 ton manda sütü üretimi yapılıyor” dedi.

‘MANDA SÜTÜNDEN ÜRÜNLERE TALEP ARTTI’Manda besiciliği yapan Feyzullah Taş, son dönemde manda sütünden yapılan yoğurt, tereyağı, kaymak, peynir gibi ürünlere talebin arttığını söyleyerek, “60 manda var ve manda sütünden üretim yapıyoruz. Bu yıl vatandaşların talebinde artış var. Mozzarella peyniri üretimi yapılacak. Üretim tesisi kurulacak. Biz yemedik ama bu peynir çok güzel oluyormuş, Bizim için daha da faydalı olacak. İnşallah üretim yapılır biz de daha verim alırız. Bu çalışmayı destekliyoruz” diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————————— -Mandalardan detaylar-Ahırlardan detaylar-Röportajlar-Detaylar

Haber-Kamera: Hüseyin KALAY/BAFRA(Samsun),  

Haber Kodu : 200902026

===============================

Ölü bulunan Merve’nin midesinden çamur çıkmış

ERZURUM’un Horasan ilçesine bağlı Azap Köyü’nde kaybolduktan yaklaşık 21 saat sonra cansız bedeni dere kenarında bulunan 2,5 yaşındaki Merve Bayrak’ın yapılan otopside midesinden çamur çıktığı öğrenildi. Küçük kızın amcası Erdal Bayrak, “Otopside ne darp ne taciz olayı var. Midesinden çok miktarda çamur çıkmış” dedi. 

Horasan ilçesinin Dalbaşı köyünde yaşayan Netice-Ebrar Bayrak çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü olan Merve Bayrak, 30 Ağustos günü annesi ile birlikte komşu köy olan Azap’a gitti. Düğünün yapıldığı evin önünde arkadaşları ile oyun oynayan Merve Bayrak bir anda kayboldu. Anne ile köylüler, Merve’yi aramalarına rağmen bulamayınca jandarma ve AFAD ekiplerinden yardım istendi. İlçe merkezine 15 kilometre uzaklıktaki köye gelen ekipler, arama- kurtarma çalışması başlattı. Havanın kararmasıyla sonlandırılan çalışmalar 31 Ağustos sabahı devam etti. Ekipler arama çalışmalarını sürdürürken, bölgede hayvan otlatan bir çoban köye yaklaşık 4 kilometre mesafedeki dere kenarında küçük kızın cansız bedenini buldu.

Aile ve çocuğun yakınları gelen haberle yıkıldı. Merve Bayrak’ın, ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapıldı. Adli Tıp Kurumu önünde otopsiyi bekleyen Horasan Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı olan baba Ebrar Bayrak, büyük acı yaşadı. Yakınlarına sarılarak ağlayan acılı babayı yanındakiler teselli etmeye çalıştı. Yaklaşık 4 saat süren otopsinin ardından Merve Bayrak’ın cenazesi köyünde toprağa verildi.

Anne ve baba kızlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, amca Erdal Bayrak yaptığı açıklamada Merve’nin yapılan otopsi raporunda ölümünde hiçbir şüphe olmadığını belirtti. Canı kadar sevdiği Merve’nin olay günü annesi ile birlikte hemen yan taraftaki köydeki bir yakınlarının düğününe gittiğini belirten amca Bayrak şunları söyledi:

“Merve düğünün olduğu evin önünde çocuklarla oynuyormuş. Sanırım Azap köyünün mezarlığı yanında salıncak gibi bir şey varmış. Bir çocukla oraya gitmek istemiş ancak o çocuk gitmeyince Merve tek başına gitmiş. Köyü tam bilmediği için yolunu şaşırmış ve ters istikamete doğru gitmiş. Merve’nin kaybolduğu anlaşılınca Allah devletimize zeval vermesin onu bulmak için AFAD ve jandarma ekipleri seferber oldu. Ama sabah saatlerinde acı haberi aldık. Merve’nin kaybolduğu gün hava çok sıcaktı. Tahminimize göre uzunca bir yol giden Merve, susayınca derede su birikintisine girdi. Balçık bir yer. Ayağı batınca toparlanamadı ve düşüp çamurlu suda boğuldu. Ön otopsi raporunda midesinden çamur çıkmış. Bunun dışında herhangi bir darp veya taciz gibi şüpheli durum söz konusu değil. Ben Ankara’da yaşıyorum. 55 yaşındayım onun her sesini duyduğumda 5 yaş gençleşirdim. Telefonla konuştuğumuzda benden etek, ruj, oje isterdi. Her isteğini yerine getirirdim. Onu canımdan çok severdim. Onun tadı bir başkaydı. O kadar çok sevdiğim yeğenimi toprağa ellerimle verdim. Bu kadar sevmenin acısı da büyük oluyor. Lütfen çocuklarımızı ‘Bir şey olmaz’ diyerek sahipsiz bırakmayalım. Her şey olabiliyor. Bunu biz gördük. İnşallah başkasının başına gelmez.”

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————–Merve Bayrak’ın fotoğrafı-Drone ile çekilen detaylar-Turgay İPEK’in anonsu-Olay yerinden alınan önlemler-Jandarma ekiplerinden detay-Köyden detay -Turgay İpek’in anonsu -Amca Erdal Bayrak ile röportaj-Adli Tıp önünde baba Ebrar Bayrak ve Amca Erdal Bayrak’ın birbirlerine sarılarak ağlaması -Merve Bayrak’ın cenaze namazının kılınması

Haber: Turgay İPEK – Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM, 

Haber Kodu : 200902027

============================= 

Adana’da yangın mağduru kadın: Biz kaçtık, alevler arkamızdan geldi

TÜRK Kızılay Adana Şubesi, geçen haftaki orman yangınında evleri hasar gören aileler ve çocuklarına kurduğu ekiplerle psikolojik destek verdi. Kızılay psikoloğuna yaşadıklarını anlatan mağdurlardan Elif Azmaz, yangının hem evlerini hem içlerini yaktığını belirterek, “Biz kaçtık, alev arkamızdan geldi. Biz bunu gördük, kimseler görmesinö dedi.

Adana’nın Kozan ilçesi Kuyubeyli köyünde 23 Ağustos’ta 3 farklı noktada henüz belirlenemeyen nedenle başlayan orman yangını, poyrazın da etkisiyle kısa sürede yayılarak, çevresinde Çamlarca, Minnetli, Karahamzalı, Çürüklü, Boztahta, Karabucak, Acaryayla köylerinin bulunduğu ormanlık alana sıçradı. Yangının büyümesi sonrası 900’ün üzerinde hane tahliye edilirken, buralarda oturanlar, yurt ve otellere yerleştirildi. İlçe sakinleri yangının yaralarını sarmaya çalışırken, evleri alevlerden hasar görenlere yardım etmek için Türk Kızılay Adana Şubesi, bölgeye yardım konvoyu düzenledi. Yardım konvoyunda gıda ve giyim yardımının yanı sıra kurulan ekiplerle mağdur olanlara psikolojik destek de sağlanıyor. Yangın mağdurlarından Elif Azmaz ile konuşan ekipler, uzun süre sohbet etti. 

‘ATEŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKTIK, BİLMİYORUM’Yangın sırasında 3 çocuğuyla birlikte aracın içinde olduğunu ve bir süre alevlerden dolayı araçtan çıkamadıklarını dile getiren Elif Azmaz, kendilerine desteğe gelen Kızılay ekiplerine teşekkür ettiğini, yaşadıkları acının tarifi olmadığını kaydetti. O anları yaşlı gözlerle anlatan Aymaz, “Ateşin içinden nasıl çıktık bilmiyorum. Arabanın içinde kaldık yanacağız sandık. Çok şükür çocuklarımıza, canımıza bir şey olmadı. Biz alevlerin içinden nasıl kaçtık bilmiyoruz. Biz kaçtık, alev arkamızdan geldi. Biz bunu gördük kimse bunu görmesin. Allah sizlerden razı olsun. Büyük bir acı buö diye konuştu.

‘TOROSLAR’IN ZİRVESİ GİBİ DİK DURACAKLAR’Yangının başladığı ilk günden itibaren destek olmak amacıyla bölgeye gidip geldiklerini kaydeden Türk Kızılay Adana Şubesi Başkanı Ramazan Saygılı ise gıda, giyim gibi desteklerin yanı sıra mağdur olan yetişkin ve çocukların psikolojik desteğe de ihtiyaç duyduklarını belirtti. Ekip olarak burada her hanenin kapısını çalıp insanları dinleyeceklerini kaydeden Saygılı, “Her fırsatta yanlarındayız. Moral motivasyon vererek yaraya merhem olmak için uğraşıyoruz. Millet olduğumuzu anlamak adına bunu yapıyoruz. Buradaki insanlar Toroslar’ın zirvesi gibi dimdik duracaklar, pes etmediler. Bu imtihan sonrası yaralar sarılacak” dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ——————————-Kızılay ekiplerinin malzeme yüklemesiEkiplerin malzemeyi dağıtmasıKızılay Başkanı Ramazan Saygılı’nın mağdurlarla konuşmasıMağdurlardan Elif Azmaz ile röpBaşkan Ramazan Saygılı ile röpEkiplerin çocuklara oyuncak dağıtmasıGenel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Can ÇELİK-Ali GÖKDAL/KOZAN(Adana),

Haber Kodu : 200902037

=======================================

Bin 900 saatlik çalışma ile atıklardan yarım ton ağırlığında büst yaptı

HATAY’ın Reyhanlı ilçesinde, mozaik ve heykel sanatçısı Mervan Altınorak, hurda ve elektronik atıkların geri dönüşümde değerlendirilebileceğine dikkat çekmek amacıyla bin 900 saat mesai harcayarak yarım ton ağırlığında büst yaptı.

Reyhanlı’da, uzun zamandır hurda ve plastik atıklarla özellikle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öcülüğünü yaptığı ve desteklediği ‘Sıfır Atık’ projesine destek vermek ve çevre temizliğine dikkat çekmek için heykeller yapan Mervan Altınorak, son olarak bin 900 saat çalışarak büst yaptı. Büstün, yarım ton ağırlığında, 3 metre yüksekliğinde, 1,5 metre eninde olduğunu anlatan Altınorak, hurda ve elektronik atıklarla heykel yapmaya devam edeceğini söyleyerek, “Metal ve elektronik atıklarla yaptığım büst çalışmam tamamlandı. Büstü yaklaşık bin 900 saatte tamamladım. Yarım ton metal ve elektronik atık kullandım. Bunun da nedeni, elektronik atıkların da geri dönüşümde değerlendirilebileceğine dikkat çekmektiö dedi.

‘SIFIR ATIK PROJESİNİ DESTEKLİYORUM’Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın  öncülüğünü yaptığı Sıfır Atık projesine destek amaçlı böyle sanatsal bir büst yaptığını ifade eden Altınorak, bu tür çalışmalarına devam edeceğini belirtti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ——————————-Büstün görüntüsüMervan Altınorak, büstte çalışma yaparkenBüstte kullanılan atıklardan görüntüMervan Altınorak ile röp.

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI(Hatay),

Haber Kodu : 200902018

=======================================

Şehzadelerin yetiştiği tarihi sokak, kent turizmine hizmet ediyor

KÜTAHYA’da Osmanlı döneminde Yıldırım Bayezid ve 2’nci Selim gibi Osmanlı padişahlarının yanı sıra Şehzade Alaaddin Ali Çelebi ve Şehzade 3’ncü Bayezid’in yetiştiği tarihi 20 konağın bulunduğu Germiyan sokağı yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline geldi. Doğal fotoğraf stüdyosu olarak değerlendirilen sokakta yerli ve yabancı turistlerin ilgisi esnafların da yüzünü güldürüyor. Kütahya Kültür ve Sanat Derneği (KÜSAD) Başkanı Bayram Yıldız ise geçen yıl sokağın yaklaşık 28 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini söyledi.

Osmanlı padişahlarının, vali ya da sancak beyi olarak görev yaptığı 7 bin yıllık kadim tarihe sahip Kütahya’da, padişah ve şehzadelerin yetiştiği Germiyan Sokağı, restore edilmiş konakları, dar sokaklarıyla kent turizmine hizmet ediyor. Kütahya’ya sancak beyi olarak tayin edilen Yıldırım Bayezid ile Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra tahta geçen 2’nci Selim’in yetiştiği Germiyan Sokağı, Fatih Sultan Mehmet’in Ağabeyi Şehzade Alaaddin Ali Çelebi ve Hürrem Sultan’ın diğer oğlu 3. Bayezid’e de ev sahipliği yaptı.

Şehzadelerin yetiştirildiği, kendine özgü 2 yada 3 katlı mimarileri, ahşap payandalı çıkmaları, pencere düzeni ve geniş saçakları ile eski konak kültürünün en güzel örneklerinin bugüne taşındığı sokakta müzeler, restoranlar, kafeler, çini atölyeleri de yer alıyor. Kent turizmine büyük katkı sağlayan tarihi sokak, ziyaretçilerini adeta tarihi bir gezintiye çıkarıyor. Nişan ve kına gibi organizasyonlara da ev sahipliği yapan sokağa gün boyu yüzlerce kişi fotoğraf çektirmek için geliyor.

‘TARİH KOKAN SOKAK’Germiyan Sokağı’na gelenlerin padişah ve şehzadelerle ilgili bilgiler alarak bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiğini anlatan konak işletmecisi Tuncer Sakaryalı, “Tarihin en güzel yaşandığı ve yaşatıldığı yerlerin başında şehzadelere de evsahipliği yapmış olan Germiyan Sokağı gelmektedir. Kütahya, 380 yıl başkentlik yapmış bir şehir. Şehzade 2. Selim babası öldükten sonra Kütahya’daki görevini bırakıp, İstanbul’a padişahlık için gidiyor. Fatih Sultan Mehmet’in ağabeyi Şehzade Alaaddin Ali Çelebi’de Kütahya’da Sancak Beyliği görevinde bulunmuştur. Amasya’da görev yapan ağabeyi şehzade Ahmet vefat ettikten sonra Amasya’ya görevlendirilmişdir. Hürrem Sultan’ın oğlu Şehzade Bayezid yine Kütahya’da Vali olarak görev yapmıştır. Aynı zamanda kendisi padişah olan 2. Selim’in de kardeşidir. Sokakta büyüklü küçüklü 20’ye yakın konak bulunuyor. Sokağın ismi Germiyanoğlulları Beyliğinden geliyor. Padişah Yıldırım Bayezid’in Germiyanoğulları’nın kızı Devlet Hatun ile evlenmesinin ardından Kütahya, Osmanlı’ya çeyiz olarak verilmiştir. Konakların bir kısmi Kütahya’nın yöresel yemeklerinin olduğu restoran olarak kullanılıyor, bazıları da çini atölyesi olarak kullanılıyorö dedi.

Gelen ziyaretçilerin tarihi konakları gezerek bol bol fotoğraf çektirdiğini ifade eden Sakaryalı, “Ziyaretçilerimiz istedikleri gibi konakları geziyorlar. Yemek yiyip, istirahat edebiliyorlar. Konaklardaki o tarihi dokuyu kendilerine yaşatmaya çalışıyoruz. Konaklarımızı ziyaret eden müşterilerimiz genellikle şehri dışından geliyorö diye konuştu.

‘YILDA 28 BİN KİŞİ ZİYARET EDİYOR’Kütahya Kültür ve Sanat Derneği (KÜSAD) Başkanı Bayram Yıldız geçen yıl yaklaşık 28 bin kişinin sadece kendi dernek binalarını ziyaret ederek kent tarihini öğrendiğini söyledi. Tarihi konakların kent turizmine büyük katkı sağladığını kaydeden Yıldız, “Kütahya tarihi çok eski yıllara dayalı ve medeniyetlerin kesiştiği nokta olarak bilinen Frigler, Lidyalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlı’ya yurt ve mekan olmuş eşsiz topraklardır. Kütahya tarihi doku itibariyle Osmanlı’ya beylerbeyliği, sancak beyliği hatta Manisa ve Amasya’dan sonra şehzadeler şehri olmuş bir ilimiz. Birçok şehzademiz burada valilik yapmış ve gerekli eğitimlerini aldıktan sonra saraya ve tahta çıkmıştır. Bunlardan biri de Sultan ikinci Selim’dir. Kendisi burada düzenlediği av partisinde Kanuni Sultan Süleyman’ın ölüm haberini alıyor. Saray Beyi Cami’nde adına hutbe okutarak İstanbul’da tahta oturuyor. Biz burada Kütahyamızı tanıtmaya çalışıyoruz. KÜSAD olarak Kütahya’da şu anki mekanımız en çok ziyaret edilen mekanlardan birisi. Biz burada geçen yıl itibariye 28 bin kişiyi ağırladıkö dedi.

‘ŞEHZADE BAYEZİD, ÇİNİ İLE UĞRAŞIYORDU’UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi ödüllü Çini Ustası Mehmet Gürsoy ise şehzadelerden Bayezid’in çinilerle ilgili bir uğraşı olduğunu kaydederek, “Kütahya bir şehzadeler şehridir. Osmanlı döneminde bir çok şehzade Kütahya’da yaşamıştır. Saray ve padişah tarafından gönderilmiştir. Bunlardan en önemlisi Bayezid ve Sarı Selim’dir. Hatta Şehzade Bayezid’in çini sanatıyla uğraştığı da bilinmektedirö dedi.

DOĞAL STÜDYOSUKütahya’da kent merkezinde bulunan Germiyan Sokağı, evlenecek çiftlerin düğün öncesi yaptıkları fotoğraf çekimlerine de evsahipliği yapıyor. Doğal fotoğraf stüdyosu olarak değerlendirilen sokakta yerli ve yabancı turistlerin ilgisi esnafların da yüzünü güldürüyor. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ——————————–Germiyan sokağı-Sokaktaki konaklar-Konakların içinden görüntüler-Sokak ve konakları ziyaret edenler-Vatandaşlarla röp.-Bayram Yıldız ile röp.-Genel görüntülerHaber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,

Haber Kodu : 200902019

======================================

Sosyal mesafeye dikkat çekmek için iş yerine ‘Bende koronavirüs var’ diye pankart astı

KAHRAMANMARAŞ’ta oto elektrik ustası Adem Gönen (39) sosyal mesafe kuralına dikkat çekmek için iş yerine ‘Bende koronavirüs var. Sende de var o yüzden 2 metre uzakta dur’ yazılı pankart astı. Gönen, “Müşterilerimiz dikkat etsin diye böyle yaptım. Birbirimizden uzak duralım sağlığımızı koruyalım” dedi. 

Koronavirüs salgınıyla mücadele sürerken, maske kullanımı, hijyen ve sosyal mesafenin önemli olduğu dönemde oto elektrikçi Adem Gönen, bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla kolları sıvadı. İş yerine üzerinde “Uzaktan selamlaşalım. Bende koronavirüs var. 2 metreden fazla yaklaşma.Sende de var. O yüzden 2 metre uzakta dur” yazılı pankart yaptırdı.

‘GELEN MÜŞTERİLER BENDEN UZAKTA DURSUN’Salgın tehlikesinin geçmediğini ve sosyal mesafe kuralının önemli olduğunu ifade eden Adem usta, insanların dikkat etmesi için böyle bir yöntem geliştirdiğini ve gelen müşterilerinin kendisinden uzak durmasını istediğini belirtti. Gönen,”Farkındalık oluşturmak için böyle bir yazı astım. Gelen müşterilerimiz bize fazla yaklaşmasın bizden uzak dursun. Uzaktan selamlaşalım diye böyle yaptım. Bu salgına dikkat çekmek için ‘Bende korona virüs var’ diye yazdım. Çok şükür virüs yok bende sağlığımız yerinde ama müşterilerimiz dikkat etsin diye böyle yaptım. Birbirimizden uzak duralım sağlığımızı koruyalım. Müşterilerimiz yazıyı görünce dikkate alıyorlar ve daha uzak mesafeli duruyorlar. İşimiz gereği yakın temaslıyız ama bu virüs nedeniyle uzak durmamız lazım. İnsanları ne kadar uyarırsak uyaralım bazen dikkat edilmiyor. O yüzden böyle bir yönteme başvurdum. Müşterilerin hoşuna gidiyor. Gördükleri zaman mesafeyi koruyorlar”  dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ——————————–Pankart-İşyerinden detay-Adem Gönen ile röp.-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir GÜNEŞ-Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ,

 Haber Kodu : 200902020=================================

Elazığ’da ‘Hayır bahçesi’ndeki ürünler ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor

ELAZIĞ’ın Ağın ilçesinde ‘Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ kampanyasına destek amacıyla belediye tarafından ‘Hayır Bahçesi’ kuruldu. Bahçeden elde edilen sebzeler ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Ağın Belediye Başkanı Ali Uslu, ‘Hayır Bahçesi’nin oluşumu ve ilham kaynağının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirterek, “Bu bahçenin kurulum amacı ilçede sosyal ve ekonomik düzeyi kısıtlı olan ihtiyaç sahibi ailelere yardımcı olmaktır” dedi.

Ağın Belediyesi’nce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koronavirüsle mücadelede başlattığı ‘Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ kampanyasına destek amacıyla ‘Hayır bahçesi’ kuruldu. Yerli ve milli tohumlarla 3 dönüm arazi üzerine kurulan bahçede domates, salatalık, patlıcan, kabak, kavun ve karpuz gibi birçok ürün yetiştiriliyor. Bahçeden elde edilen sebzeler ihtiyaç sahiplerine ve koronavirüs nedeniyle arazilerini ekemeyen vatandaşlara belediye ekiplerince ulaştırılıyor. İlerleyen süreçte vatandaşların bahçeye gelerek sebzeleri dalından koparıp toplaması ve 3 dönümlük alanı 30 dönüme çıkarılması hedefleniyor. 

‘PROJENİN İLHAM KAYNAĞI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN”Hayır bahçesi’nin oluşumu ve ilham kaynağı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ kampanyası olduğunu söyleyen Ağın Belediye Başkanı Ali Uslu, bahçede yetişen ürünler için yerli tohum kullandıklarını anlattı. Uslu, şunları söyledi: “Bu bahçenin kurulum amacı ilçede sosyal ve ekonomik düzeyi kısıtlı olan ihtiyaç sahibi ailelere yardımcı olmaktır. Özellikle koronavirüs tedbirleri kapsamında birçok hemşehrimiz sebzesini ekemedi. O ailelere destek olacağız. İlçemiz TÜİK verilerine göre en yaşlı nüfusa sahip. Yaşlı nüfus daha önce bağında bahçesinde üretim yapıp sebzesini dalından koparma mutluluğunu yaşarken insanlarımız maalesef yaşlandığı zaman imkan bulamıyorlar. Hem ihtiyaç sahibi hem de kendi personellerimizle büyüklerimizi, atalarımızı, amcalarımızı, teyzelerimizi buraya getirip, dalından sebze kopartıp toplama imkanı sunacağız. Bu yıl 3 dönümdü, önümüzdeki yıl inşallah 30 dönüm de olabilir. Seneye hem ticari boyutundan bu işe yaklaşım olacak. Belediyemizin imkanları da kısıtlı, hem belediyeye gelir kaynağı olacak hem de ihtiyaç sahibi ailelerimize buradan karınca kararınca belediyemizin ikramı olarak göndereceğiz.”

Bahçede domates, salatalık, biber, kabak, reyhan, kavun, karpuz gibi birçok ürün yetiştirdiklerini anlatan Uslu, “Mahsullerimizi toplayalı bir hafta oldu, şu ana kadar yaklaşık 15 aileye dokunabildik. Rabbim muvaffak kılsın, bir dahaki seneye daha fazla mahsul almak için personelimiz ile burada üretime devam edeceğiz inşallah” diye konuştu.

İlçe sakinleri ise Başkan Uslu’nun başlattığı bu projeyle birçok ihtiyaç sahibinin faydalanacağından dolayı memnuniyetlerin ifade itti.

Kaynak: DHA

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli
Yazarlar
Video
Galeri
Kütahya Tanıtım Portalı'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kütahya Tanıtım Portalı'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.